İstanbul’da, hatta Kadıköy bölgesinde oturan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Her gün biraz daha zehirleniyoruz! Ne olduğu belli olmayan binaların asbest kontrolü yapılmadan rastgele yıkılması, yıkılırken saçtığı zehirleri solumamız, sayısı normal araçtan neredeyse daha fazla olan inşaat kamyonlarının saçtığı zehirli egzozlar, yuttuğumuz miktarı belli olmayan tozlar..Tüm bunlardan korunmak için yapabileceğimiz tek taşınmak. Fakat nereye? İstanbul’da kentsel dönüşümün olmadığı bir yer yok ki? Şu anda yoksa, seneye..Koskoca bir şehir adeta yeniden inşa ediliyor..Bu iş bizi ileriye dönük nasıl bir zarara uğratacak bilmem ama, şu an için kendimi ve ailemi mümkün mertebe organik beslenerek, evdeki temizlik malzemelerini de organik olanlardan seçerek korumaya çalışıyorum. O nedenle geçtiğimiz haftalarda UGreen Clean ailesi beni fabrikalarını ziyaret emek üzere davet ettiğinde uçarak gittim. Hem daha önce kullanmadığım, fakat sıkça duyduğum ürünlerini üretilirken görme, hem de kafamdaki 1500 deli soruyu sormaya fırsatım olacaktı.

Gittiğimizde bizi şirketin kurucusu olan Kimya Yüksek Mühendisi Sevda Arıkan karşıladı. Bir kere kadın patronu olan şirketler hemen kendini belli eder bence. Şirketlerde alışmış olduğumuz o erkek egemen hava hiç yoktu. Hatta tam tersi, önemli pozisyonlarda genelde kadınlar vardı gördüğüm kadarıyla. Bu da beni çok mutlu etti açıkçası. Hatta sohbet ederken firmanın Zincir Mağazalar Satış Müdürü Ebru Eröztürk’ün ikiz bebeklerini doğurduktan sonra, bebeklere vakit ayırabilmek için istifa etmek istediğini, fakat Sevda hanım bir kadın ve bir anne olarak ona her gün işe gelmesi gerekmediğini, kendini hazır hissedene kadar evden de çalışabileceğini söylediğini öğrendim. Bunu hangi erkek patron yapardı, çok merak ediyorum..

Firma 1983’te kurulmuş ve Sevda hanım hala işinin başında. O kadar enerjik ki, sürekli yenilik peşinde. 2007’de çıkarmış oldukları Ugreen Clean serisini bitkisel temelli ve petrokimyasallardan uzak hammaddelerle üretiyorlar. Ürünleri açıp kokladık, o alışkın olduğumuz keskin kimyasal kokusu hiç yoktu. Hatta üretim bantlarını gezerken çok şaşırdım. Orada bile rahatsız edecek bir koku yoktu. Etraf mis gibi portakal kokuyordu. Bu da ürünlerinde kullandıkları saf organik portakal esansından kaynaklanıyordu. Aynısının lavantalısı da var ama ben portakal kokusunu daha çok severim :)

Gelelim bize aktardıkları bilgilere..Ne yalan söyleyeyim, hiç bu kadar detaylı incelememiştim bu konuyu:

  • Deterjanlar 26 saniyede derimiz ve solunum yoluyla vücudumuzun tüm organlarına geçiyor. Ne hoş, değil mi? Eldivensiz temizlik yapanlara selam olsun!
  • Bir haftada yaklaşık 100 ml deterjan yiyoruz. Yaklaşık şu kavanoz kadar!font-b-glass-b-font-transparent-font-b-100ml-b-font-mini-small-clear-font
  • Temizlikte kullandığımız deterjanlar birçok zararlı kimyasal bileşik içeriyor ve yıkayınca bile tam olarak çıkmıyor, kalıntı bırakıyor. Derimiz ve ciğerlerimizden vücudumuza girerek kısırlık, akciğer ve böbrek hasarları, egzama, kanser, körlük ve astım gibi birçok hastalığa sebep oluyor. Bunun doğru olduğu maalesef TÜBİTAK tarafından Kasım 2011 Bilim ve Teknik Dergisi’nde açıklanmış.
  • Ah o çamaşır suyu! Onun kokusu olmadan evimiz temizmiş gibi hissedemiyoruz, değil mi? Halbuki en zararlılardan biri de o. Sadece zararlı olanları değil, yararlı bakterileri de öldürüyor. Ciğerimize, cildimize zarar veriyor. Bir gün parmağımın ucuyla dokunmuştum da, direkt nefesim kesilmişti. Parmağımın ucunu ise bir süre hissedememiştim. Meğer nefes alınca geniz ve ciğerlerdeki rutubetle birleşip asit halinde yutuyormuşuz. Deriye değince kanımıza, nefes alınca akciğerlerimize geçiyormuş. Üstelik kapağı kapalıyken bile zehir saçıyormuş. Bunu duyunca inanamadım..

Birden vücudumuza ne kadar çok zararlı madde girdiğini düşündüm. Hem İstanbul’da toz içinde yaşamak, hem de eve soktuğumuz bunca kimyasalla zavallı vücudumuz nasıl savaşsın? Tamam, mükemmel bir savaş ordusu var her birimizin vücudunda. Fakat o da bir yere kadar dayanabiliyor. Hangi biriyle mücadele etsin ki?

İşte bütün bunlardan korunmak için organik temizle malzemesi almamız gerekiyor. Böylece sadece kendimizi ve ailemizi değil, çevremizi de korumuş oluyoruz. Düşünsenize, benim parmak ucumu uyuşturan şey giderden denize dökülünce suya, sudaki canlılara neler yapıyor?

Bu arada organik sertifikası almak hiç de kolay değil. İnanılmaz denetleniyorlarmış ve bunu yabancı bir şirket yapıyor. Sene başında şirketin satın aldığı hammaddeler ile sene boyunca ne kadar üretim yapılmış, o bile inceleniyor. Eksik çıkarsa vay haline! Öyle bir kez aldım sertifikayı, istediğimi katarım yok!

Benim en çok merak ettiğim şey: Organik bir temizleyici lekeleri nasıl çıkaracak? Tamam, kendimize zarar vermeyelim ama lekeli de dolaşmayalım, değil mi? Anne olan herkes bu sorumun sebebini anlamıştır bence :)

Dedikleri şey şu: tuz, sirke ve hatta su bile birer kimyasal. Önemli olan hangi kimyasalın kullanıldığı. Ben çamaşır lekelerinde ürettikleri yağ çözücü ile ciddi iyi sonuçlar aldım. Yıkamadan birkaç dakika önce lekelere sıkıyorum, sonra makineye atıp normal yıkıyorum. Kesinlikle yağ bazlı olan bütün lekelerde başarılı. Masayı da onunla siliyorum, tezgahı da. Çocuklar masaya elmasını koyup yemeye devam ettiğinde içim artık rahat.ugreen clean

Ürünlerde organik sertifikasının yanında Vegan, helal ve Avrupa Birliği’nden onaylı ECOGARANTİE sertifikası var. Bu kısaca şu demek:

Ürünler bitkisel ve doğal hammaddelerle üretilerek, petrol ve hayvansal kaynaklı hammaddeler içermiyor. Klor, SLES, Paraben, Sentetik Parfüm ve Fosfat gibi zararlı kimyasallar kesinlikle içermiyor. Sentetik parfüm yerine organik yağlar kullanılıyor, hiçbir şekilde zararlı kalıntı bırakmıyor. İçeriğindeki tüm hammaddeler doğada biyolojik olarak parçalanıyor, yani çevre ve cilt dostu. Sıradan temizleyicilerde bulunan ve temas ettikten 26 saniye sonra kana karışan GDO, fosfat, Sles klor, paraben gibi zararlı kanserojen kimyasallar içermiyor.

Benim için diğer önemli bir konu, ürünlerin hayvanlar üzerinde kesinlikle test edilmemesi. İstediği kadar harika bir ürün olsun, hayvanlar üzerinde test edilse asla almam!

Ürünlerin fiyatlarını sorduğumuzda çok şaşırdım. Bence gayet uygun. Organik diye satılan her şey genelde pahalı oluyor, fakat bu ürünler herkes alabilsin diye düşük marjlarla satılıyor. Mesela:

  • U Green Clean Sıvı Çamaşır Deterjanı 1 Lt. 16,25 TL
  • U Green Clean Yumuşatıcı 1 Lt. 10,50 TL
  • U Green Clean Çok Amaçlı Yüzey Tem. 1 Lt. 8,95 TL
  • U Green Clean Bitkisel Çamaşır Suyu 1 Lt. 8,95 TL
  • U Green Clean Banyo Temizleyici 500 Ml. 8,95 TL
  • U Green Clean Yağ Çözücü 500 Ml. 9,95 TL
  • U Green Clean Likit Sabun 500 Ml. 8,95 TL
  • U Green Clean Bulaşık Deterjanı 500 Ml. 7,75 TL
  • U Green Clean Tablet 30′ Lu 21,50 TL
  • U Green Clean Parlatıcı 500 Ml. 12,90 TL

Ben şimdilik yağ sökücüyü, bulaşık deterjanını ve çamaşır deterjanını kullandım. Evdeki el sabunu bitince onu da alacağım. Malum, Defne’nin de egzaması çıktı ve katkısız sabun kullanmak zorundayız. Ama öyle olmasa da bu sabuna geçerdim. Çamaşır suyunu henüz denemedim ama en çok onu merak ediyorum. Evdeki temizleme maddeleri bitince komple bu ürünlere döneceğim.

ugreen clean

Bu arada ürünleri bulabileceğiniz yerleri de yazayım da aramayın :)

Organik marketlerde, Carrefour, Metro, File market gibi büyük marketlerde, Nur Temizlik, Şanlık Market ve Özkuruşlar mağaza zincirlerinde. Bursa’da ise Özhan Market zincirlerinde varmış. Yeterli talep olunca yakınınızdaki bir markete de gönderebilirlermiş. O nedenle ısrarla sorun derim :)

Her şey bir kenara, böyle canla başla iyi şeyler yapan insanlar desteklenmeli. Ben çok beğendim, umarım siz de memnun kalırsınız. Hatta denemek isteyenler için minik bir sürprizim var..25 Aralık 2016’ya kadar bu yazıya yorum bırakanlardan rastgele seçilecek 3 kişiye firma denemeleri için ürün gönderecek. Kazananları yine yorumların altında haber vereceğim.

Bol şans :)

7 YORUMLAR

  1. Ben de cok merak ediyorum. Bebegim emeklemeye basladiginda en korktugum şey kalintilardan etkilenmesi.. hem bulasik hem camasir makinesinde ek durulama yapiyorum kalintidan en az seviyede etkilenmek icin. Denemek isterim.

  2. Ben de organik detarjan arayışları içindeyken bu marka ile karşılaştım. Bir süredir ürünlerini deniyorum. Hepsinden de memnunum. Tüm bilinen kimyasalları evden attım. Sadece bulaşık makinesi için olan ürününe ulaşamadım. Yerine alman malı ekolojik bir ürün kullanmaktayım. En kısa zamanda ürünü bulabilirsem denemek istiyorum.