Bu sabah Yugoslavya'daki dayımın ölüm haberini aldık. Bir yaprak daha döküldü, hem e hiç beklemediğimiz bir anda. İnsan bu gibi zamanlarda aslında herşeyin ne...

Defne'nin dünkü sıkıntısı belli oldu. Meğer sol alttaki azı dişi çıkıyormuş. Zavallı kuzum, kendini bütün gece ordan oraya attı ve doğru dürüst uyku uyuyamadı....

Bizim Ortakla aramizda bir anlasmamiz var. Arka arkaya ikiser cocuk dogurup bebek meselesini halledecek, sonra da islerimizi buyutecegiz :)Ben ondan bir yas buyuk oldugum...

Bir gun gecikmeli de olsa , size Ayda'mizin aramiza katildigini mujdelemek istiyorum. Gerci detaylari annesi sizinle paylasir ama yine de kisa bir sekilde anlatmak...

Bu aralar sürekli acaba taşınsak mı diye düşünüp duruyorum. Defne yürüdüğünden beri apartman dairesi ona dar geliyor ve hep dışarıda oynamak istiyor ama bu...

Burdan övmek gibi olmasın ama ortağım (yani hamilemiz) çok iyidir. Her daim göreve hazır ve artık koca göbüşlü olmasına rağmen yine de hamileyim tribine...

Haftasonunu resmen yazı getirmiş olan Antalya'da geçirdikten sonra İstanbul'daki buz gibi hava bende şok etkisi yarattı. Bu ne yahu, sanki kar yağmak üzere! Neredeyse...

Biz bu haftasonu ailece kaçamak yapıp Antalya'ya geldik. Çok da iyi ettik! Bizi muhteşem bir hava ve Miami plajlarını aratmayacak güzellikte bir deniz karşıladı....

Bu Defne bir alem. Birinci yaşına girer girmez sanki bebeklikten çıktığının farkına vardı ve çok daha bilinçli davranmaya başladi. İlk olarak pat diye emmeyi...

Yarın benim doğum günüm. Kızımın doğum gününden tam 1 hafta sonra. Zavallı sevgilim, iki tane kova burcuyla uğraşmak zorunda :) Hoş o da ikizler...