,Arkadaşım Banu bana bu kitaptan bahsettiğinde, “ne güzel bir fikir” diye düşündüm ama bu kadar etkileyici bir kitap olduğunu tahmin etmemiştim.
Gayet mutlu mesut okumaya başlamıştım ki, bir de baktım iki üç mektuptan sonra gözyaşlarım sel oldu, kendimi durduramıyorum.
Benim babamla ilişkim genelde hep iyi oldu. Hatta ben doğurana kadar hep babamın kızıydım. Doğurunca annemin neler çektiğini görüp biraz daha anneci oldum ama beni bilen bilir, hep babacıydım.
Böyle olduğum için de herkesin babasıyla ilişkisi iyi, ya da en kötü ihtimalle orta şeker diye düşünürdüm hep. Meğer ne kadar naif bir düşünceymiş.
Öyle vurucu, öyle yaralı mektuplar var ki, ne yapacağımı, ne düşüneceğimi şaşırdım. Onlar adına çok üzüldüm. Üzüldüm, çünkü baba demek bir kızın hayatındaki ilk erkek demektir. Bir baba kendini ve kızını bu muhteşem ilişkiden nasıl mahrum eder, aklım almıyor.
Bu kitabı mutlaka alıp eşlerinize verin, özellikle kız anneleri, size söylüyorum. Okutun ki çocuklarının hayatlarında ne kadar önemli bir rol oynadıklarını görsünler, ona göre davransınlar.

Bu kitap aslında bir üçlemenin ilki. Diğerleri de en az bunun kadar ilginç ve güzel olacak. Şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum.

1 YORUM