Bu güzel pazar akşamında çok ilginizi çekecek bir yazı ile karşınızdayım. Daha önce Emir’in Suzi’si bizim için çocuk gelişimi ile ilgili çok güzel bir yazı yazmıştı.  Daha önce okumayanlar buradan okuyabilir.

Geçtiğimiz hafta sadece çocuk gelişimi ile değil, yavaş yavaş ergenlikle de ilgilendiğimi ve bu konuda da yazıp yazamayacağını sordum. Şu anda ön ergenlik döneminde olan çocuklarımız göz açıp kapayıncaya kadar gerçek ergenlik yaşayacaklar. Bu zor dönemde ebeveyn çocuk ilişkisini doğru oturtmak için önce biz ebeveynlerin onların neden böyle davrandıklarını anlaması lazım.

Sevgili Suzi bu konuyu iş arkadaşı Uzm. Psk. Nil Ertürk’ün kaleme almasını önerdi.

Uzman psikolog Nil Ertürk, İzmir Amerikan Koleji mezuniyetinin ardından Psikoloji üzerine lisans eğitimini Koç Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Uzmanlığını 2014 yılında University of Edinburgh’da Çocuk ve Ergen Psikolojisi alanında almıştır. Yüksek lisans eğitimini yüksek başarı derecesi ile tamamlayan Nil, tezini ergenlerin kendine zarar verme ve intihar davranışları üzerine yazmıştır. Lisans eğitimine eş zamanlı olarak 3 sene boyunca özel bir klinikte, mezuniyetinin ardında ise Cerrahpaşa Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı biriminde asistan psikologluk yapmıştır. Yüksek lisans eğitimi sırasında ise İskoçya’da psikolojik danışmanlık eğitimi almış, sonrasında Children 1st kuruluşunda ailelere çocuk-odaklı psikolojik danışmanlık hizmeti vermiştir. Ocak 2015’te Türkiye’ye geri dönüş yapan Nil, Günce Psikolojik Danışmanlık ekibine katılmıştır.

Bundan sonra Nil hanım ara ara bizleri ergenlik konusunda aydınlatacak yazılar yazacak. Buyurun, ilki burada:

Ergenlik.. Ne Zor Şey..

 Çoğu anne-babanın korkuyla ve kaygıyla beklediği dönemdir ergenlik… Bu dönem üzerine çok sayıda kitap, makale yazılıp çizilmiş olsa da, ne kitaplarda betimlenen ergen birebir uyar evinizdeki profile, ne de onun yaşadıkları ve size yaşattıkları kitapta yazılanlara..

 Bir yandan giden çocukluk, diğer yandan ise erişkin olamama durumudur aslında ergenlik. Bedensel ve ruhsal değişime giren ergen, çocukluğu artık geride bırakmıştır fakat yetişkinlerin ruhsal ve zihinsel olgunluğundan da bir hayli uzaktadır. Biz yetişkinlerin, ergenlerin en zorlandığımız ve kimi zaman anlamlandıramadığımız davranışlarının temelinde bu farklılıklar yatmaktadır. Ergen yetişkin vücudu özelliklerine kısa sürede ulaşsa da, beyin gelişiminin tamamlanması 20’li yaşların ortalarını bulur. Gelişimini arka kısımlardan öne doğru tamamlayan beynin en geç gelişen kısmı ön loblardır. Ön lobların alın bölgesinde bulunan prefrontal korteks ise beynin gelişimini en uzun sürede tamamlayan ve en son gelişen bölümüdür. Burada ergenlik dönemiyle önemli değişiklikler yaşanır. Aslında ebeveynlerin ergenlerin anlamakta zorlandıkları davranışlarının neredeyse tümü beynin bu bölümü ile bağlantılıdır. Prefrontal korteks karar verme, planlama, öz farkındalık becerilerinin yanı sıra, uygunsuz davranışları engelleme/tutma, diğer insanları anlama gibi sosyal becerilere de ev sahipliği yapar. Dolayısıyla zaman zaman size kaba konuşan, söylediklerinize göz deviren veya bir karar alırken diğer kişilerin fikirlerini almayan, durumu başkalarının gözünden göremeyen ergen bir oğlunuz veya kızınız varsa endişelenecek bir durum yok! Çocuğunuzun bu tip davranışlarının altında aslında gelişimini henüz tamamlamamış prefrontal korteksi yatmaktadır.

 Ergenlerin, çocuk ve yetişkinlere oranla yeni deneyimlere daha açık olmaları ve bunun beraberinde riskli davranışa eğilimleri yine beyin yapılanmalarıyla ilişkili. Artık ailelerinden ayrışıp, arkadaşlarıyla yakınlık kurmayı arzulayan ve onları etkilemeyi isteyen ergenin beynine baktığımızda, limbik sistem denen duygu ve ödül süreçlerinin yürütüldüğü kısımda yine önemli farklılıklar görülür. Limbik sistem, kişi eğlenceli, zevk veren şeyler yaptığında (riskli davranışlar dahil) ödüllendirme duygusunu yayar vücuda. Ve beynin bu parçası, özellikle risk alma davranışları yapıldığında ödüllendirme hissini yaymaya, ergenlerde çok daha fazla meyillidir.

 Bir yanda henüz gelişmemiş prefrontal korteksleriyle diğer yanda aşırı duyarlı limbik sistemleriyle, sağlıklı karar verme ve kontrol becerileri tam gelişmemiş ergenlerin biz yetişkinlerden daha cesaretli, daha risk alır hallerinin anlaşılması çok da güç gelmiyor kulağa değil mi?  

Uzm. Psk. Nil Ertürk

1 YORUM