Pazartesi, Temmuz 24, 2017
Mine benim ortaokul arkadaşım. Dünyanın en tatlı, en eğlenceli, en pozitif insanlarından biridir. Annesini yirmi sene önce meme kanseri illetinden kaybettiğinde hepimiz çok üzülmüştük.  Yirmi sene sonra aynı teşhis minicik bebeğiyle çok mutlu olduğu bir dönemde Mine' ye de...
Daha önce yazmıştım, geçtiğimiz Kasım'da yeğenim Eda'nın apandisiti patlamış, acil ameliyata alınmıştı. Ameliyattan sonra bir süre her şey yolunda gibi görünse de yaklaşık iki ay sonra tekrar ateşlenip karın bölgesinde şikayetiyle hastaneye yatırılmış, batına kadar oluşan iltihap nedeniyle tekrar...
Ne olacak, nasıl olacak derken bitti gitti bile. Karnımdaki sezaryen izinin  minyatürü boynumda da var artık. Aslında beklediğimden daha küçük. Ne de olsa 4.5 cm' lik bir kist ile beraber tiroidin sağ lobunu ve sol lobunun bir kısmını çıkardılar....
Değişik takıntılarım var benim. Mesela cilasız ahşaptan yapılmış bir şeye asla dokunamam. Tüylerim anında diken diken olur ve dişlerim kamaşır.Bazı şeylerden ödüm kopar. Bunlardan biri genel anestezi olmak. Şimdiye kadar sadece bir kez yaptırıp kötü bir deneyim yaşamadığım halde...
Ben hiç bu kadar dengesiz bir Ekim hatırlamıyorum. Sıcaklıklar birden yedi'den yirmi' ye çıkıp pat diye düşebildiği için etraftaki çoğu insan hasta. Şimdiye kadar gayet iyi idare eden çocuklarımın ikisi de nezle oldu.Defne artık kendini kurtardığı için onunkini çok...