Erkekler Mars’tan, kadınlar Venüs’ten, bu bir gerçek. Birbirimizi ömür boyu anlamayacağız. Biz kadınlar karşı taraftan “L” demeden leblebiyi anlamasını bekleriz ya hani, maalesef boşuna bekliyoruz. Erkek dediğin varlık o kadar düz ki, direkt ne istediğini söylemezsen anlamıyor. Ya da anlamamazlığa geliyor, bilemem artık.

Diyeceğim şu ki sevgili babalar, alın size biz kadınlardan açık mektup. İyice anlamanız için de sizden beklediklerimizi madde madde yazacağım:

  1. Bir kızın var, yoksa da olduğunu hayal et. Ona nasıl davranılmasını isterdin? İşte tam da o şekilde davran eşine. O da bir anne/babanın evladı ve her kız çocuğu gibi el üstünde tutulmayı hak ediyor.
  2. Ev işlerine yardım et, hatta yardım etmek yerine tastamam yarısını üstlen. Evlendiğin kişi senin ve çocuklarıının kölesi değil. Bütün gün çocuklarla uğraşarak senden çok daha fazla yorulduğuna emin olabilirsin. Sen çocuklarla iki saat bile kaliteli vakit geçirmekte zorlanırken, o bunu 7/24 yapıyor. Üstüne de yemek, temizlik..Akşam geldiğinde sana ilgi göstermesini bekliyorsan, üzerinden yük alacaksın sevgili baba.
  3. Birinci ailen eşin ve çocukların olacak. Anne/baba/kardeş ailene karışmayacak. Onlardan gelen olumsuz her türlü söz veya davranışı engelleyeceksin. En önemlisi, seni etkilemelerine izin vermeyeceksin. Eşin onun yanında oldıuğunu hissettiği sürece sen onun hayatındaki en önemli kişi olmaya devam edeceksin.
  4. Çocukların ne şekilde yetiştirileceğine ancak eşinizle siz karar verebilirsiniz. İkinizin dışındaki her sese kulak tıkayın. Unutmayın, çocuğunuzu sizin kadar kimse tanıyamaz. Ayrıca annenizin zamanından kalan çocuk yetiştirme metodlarının hiçbiri geçerli değil artık.
  5. Eşine minik minik sürprizler yap. Ondan beklemeden çocuklara bakacak birini ayarla ve onu güzel bir yere kaçır. Bu illa uzak bir yer olmak zorunda değil. Sahildeki cafe ya da merakla beklediği bir film bile olsa, inan bu onu çok mutlu edecek.
  6. Arada başbaşa küçük kaçamaklar da ayarlayın. İkinizin de sadece anne baba değil, karı koca da olduğunuzu hatırlamakta fayda var. Günlük koşuşturmada insan bunu bazen unutabiliyor.
  7. Eşin üzgünken onunla konuş. Kavga da etseniz, onu dinle. Sana bir sıkıntısını anlattığında can kulağıyla dinle ve ciddiye al. Dinle ki sonradan iş işten geçtikten sonra pişman olmayasın. Kadın dediğin kolay kolay vazgeçmez. Ama bitti mi, bitmiştir, dönüşü yok.
  8. Aslında severek evlendiğinizi hatırla ve hatırlat. Özellikle çocuklu hayatta işler bazen tepetaklak gidebiliyor, saçma sapan sebeplerden gerginlik oluşabiliyor. Hatan varsa özür dilemesini bil, olumlu ya da olumsuz, yaptığın hareketin arkasında dur. İlla haklı olacağım diye uğraşma. Özür dilemek- özellikle de günümüzde- çok büyük bir erdemdir.
  9. Fikir ayrılığına düştüğünüzde illa benim dediğim olacak diye diretme. Orta yolu bulmaya çalış. Evlilik iki kişiniz karar vermesiyle oluyorsa madem, önemli kararları verirken de ortak hareket etmeye özen göster. Mesela ikinci bir çocuğu isteyen bir kadına hayır deyip konuyu tamamen kapatan erkekler var. Bence bu çok büyük bir haksızlık. O çocuk için yanıp  tutuşan kadının içi ömür boyu eksik kalır ve bu size yol su elektrik olarak mutlaka döner.
  10. Eşine sık sık onu sevdiğini söyle, davranışlarınla da göster. Unutma ki bunu senden duyması onu başka hiçbir şeyin edemeyeceği kadar mutlu edecektir. Bazı şeyler gerçekten paha biçilemez, bu da onlardan biri. Hatta evliliğin temel taşlarından biri. Eşine onu sevdiğini söylemeyi bırakırsan, onu mutsuz etmeye başlarsın. Seni seviyorum demek hiç de zor değil, fakat mucizeler yaratır.

Bu sefer duyduğum karı koca ilişkilerinden yola çıkarak babalara mektup yazdım ama ikinci mektubu annelere yazacağım. Bakalım biz anneler neleri daha iyi yapabilirmişiz. Onu da çevremdeki erkeklerden dinleyip yazacağım.

 

HENÜZ YORUM YOK